Hayattaki Zorluklarla Başa Çıkma

hayattaki zorluklarla başa çıkma
hayattaki zorluklarla başa çıkma

Zorluklarla Başa Çıkma

İnsanlar, yaşamlarında karşılaşmış olduğu zorlukları fazla yıpranmadan ve zaman kaybetmeden çözmek istiyorsa kesinlikle ayrıntılara girmemelidir. Sadece yaşamda karşılaştığı zorlukların ana nedenlerini tespit etmeli ve karşılaştığı zorluğa bu nedenler üzerinden çözüm üretmelidir.

Topluma dikkat ettiğiniz zaman çok iyi dost olsalar bile iki insan arasında bir anlaşmazlık durumu meydana geldiği zaman genellikle ilk yaptıkları birbirlerinin sırlarını açığa vermek oluyor. Bu davranış şekli, zorluğu çözmek yerine daha da derinleştirir. Ayrıca bu iki dostun arasındaki sevginin yerini anlaşmazlıktan sonra kinin alması, çamur at, izi kalsın misali iftiralara kalkışmalar zorluğu çözmeye herhangi bir katkıda bulunmadığı gibi aradaki bağı tamamen koparacaktır. Ama bu iki dost aralarındaki anlaşmazlığı ahlaki çerçeve içerisinde çözmeye kalkışsa, anlaşmazlıktan sonra yukarıda sayılan durumların hiçbiri olmayacağından iki taraf anlaşmazlığa düşseler bile saygı ve sevgilerinden bir şey kaybetmeyecekleri için çıkış yolunu mutlaka bulacaklardır.

Günümüzde insanların yaşamları o kadar zorluklarla doludur ki insanlar, artık bunalıma girdiğinden dolayı yaşamdan zevk alamaz hale gelmişlerdir. Oysa dünya, insanların sandığı gibi cehennemi bir yer değildir. Bugün psikiyatristlerin kapılarının önündeki doluluğun ana nedeni insanların, yaşamlarını herkese göre düzenlemeye kalkmasıdır. Bu da çevremizde yüz insan varsa yüz yaşam şekli demektir. Ama insanlar, işin kolayı yerine zoruna kaçıyor ve Bukalemun gibi devamlı şekil değiştiriyor. İnsanın psikolojisi belli bir süre sonra bu yorgunluğa dayanamıyor ve soluğu psikiyatristin yanında alarak ilaçlarla sinir sistemini uyuşturup, acı çekmemeye çalışıyor.

İnsanlar, yaşamlarında birçok zorluklarla karşılaşırlar. Önlerine çıkan zorlukları, geçmiş zamanda yaşamış olduğu zorlukları çözerken edinmiş olduğu tecrübelerden de istifade ederek çözebilirler. İnsanlık tarihi incelendiği zaman insanların, yaşamlarındaki zorluklara öfke ateşi ile yaklaştığı zaman çözüm üretemediği görülmüştür. İnsanların, yaşamlarında karşılaşmış olduğu zorluklara en güzel çözüm üretme yöntemi sabır ve sorunun merkezindeki kişilere güzel hitap etmedir. İnsanlar, yaşamdaki zorlukları çözmekte zorlanıyor ya da çözemiyor ise güvendiği belli bir kültürel alt yapısı da olan insanlara akıl danışabilir. Unutmamak gerekir ki bazen içten görünmeyen çözüm yolları, dıştan rahatlıkla fark edilebilir.

İnsanlar, yaşamda karşılaştığı zorlukları çözmekte acele etmemelidir. Çünkü insanlar, yaşamlarındaki zorluklarını bir an önce çözeyim de kurtulayım zihniyetiyle yaklaşırsa alacağı yanlış kararların bedelini ödemek zorunda kalabilir. Bu bedellerden en ağırı ise kaybedilecek olan dostluklardır. İnsanlar, yaşamlarındaki zorlukları bir terzinin kumaşı ölçüp biçtiği gibi ölçüp biçerek çözüm üretmelidir. Aksi takdirde üretilen çözüm, yeni zorlukların meydana çıkmasına neden olabilir. Yaşamdaki zorluklarımıza çözümler üretirken ürettiğimiz çözümlerin, bir kurşun olup, dostlarımızı kalbinden vurmamasına çok özen göstermeliyiz.

İnsanlar, yaşamdaki zorluklara karşı üretmiş olduğu çözümlerde çevresindeki insanların tepkileri ile karşılaşıyorsa suçu, sadece çevresindeki insanlarda aramamalı ve kendilerinin de yanlış çözümler üretmiş olabileceğini hesaba katmalıdır. İnsanlık tarihinde bireysel ve toplumsal bazda alınan kararlar incelendiği zaman bu kararların ancak yüzde üçünün doğru olduğu görülür. İnsanların, yaşamdaki zorluklara karşı çözüm üretmek için aldığı kararların yanlış olmasında oranın %97 gibi yüksek olmasında en büyük etken ise insanların, bu kararları alırken sadece akıllarıyla hareket ederek aldıkları kararların doğruluğunu kalplerinde sorgulamamasıdır. İnsanlar, zorluklara karşı üretmiş olduğu çözümlerden kendileri de rahatsızlık duyuyorsa bu çözümü hemen uygulamaya sokmamalıdır. Çünkü bu çözümde kesinlikle yanılış noktalar vardır ve kendilerini de rahatsız eden bu yanlış noktalardır. Bu nedenle insanlar, böyle durumlarda ürettiği çözüm üzerinde düşünmeli ve yanlış noktaları tespit etmelidir.

İnsanlar, yaşamlarında çok zorluklarla karşılaştıklarından ve bu zorlukların kendilerini yaşamlarından bezdirdiğinden şikayet ederler. Sadece şikayet etmek de hiçbir şeye çözüm olmaz. İnsanlara düşen ise yaşama değişik açılardan bakarak karşılaşabileceği zorlukları mümkün olduğunca azaltmaktır. Hep daha iyisini, daha fazlasını istemek de günümüzde insanları en çok yıpratan ve mutsuzluğa iten noktalardan bir tanesidir.

Toplum incelendiği zaman evlerinin içinden tutunda yemek yeme ve giyimlerine kadar her şeyleri lüks ve varlık içinde yaşayanlarınkine benzetmektedirler.

İnsanlar, yaşamlarındaki zorluklarına tarihe mal olan kişilerin yaşamlarını inceleyerek de çözüm üretebilirler. Bu insanlar, yaşamlarında çok büyük sınavlardan başarı ile geçmişlerdir. Onları, başarıya götüren yolları okuyarak öğrenmek ve öğrenilenlerden istifade etmek gerekir. Ayrıca insanlar, herkesin yaşamında zorluklardan oluşan köprülerin var olduğunun farkında olmalı ve insanlar, bu zor köprüleri kolay geçmek için suların durgun zamanlarda kendilerini yetiştirmelidir.

İnsanlar, yaşamlarında zorluklarla karşılaşmak istemiyorlarsa akıllarını kesinlikle kiraya vermemeli ve kendilerini, yaşamın her alanında yetiştirerek kendi kararlarını yanlış veya doğru kendileri almalıdırlar. İnsanların, kendilerinden daha tecrübeli ve kültürlü insanlara akıl danışması başka bir şey, başkasının aklıyla hareket etmesi bambaşka bir şeydir. Akıl danışan insan, fikri açıdan özgürken aklını kiraya vermiş olan insan, fikri açıdan esirdir.

İnsanların, yaşamlarında önlerine çıkan zorlukların aşılması bazen çok zor olabilir. Ancak ne kadar zor olursa olsun yokuşları, düzleştirmenin bir yolu mutlaka vardır. Önemli olan bu yokuşların düzleştirilmesi için doğru insanlarla beraber doğru yerde olmaktır.

Her insan, yaşamında zorlukların darbesini yer. Önemli olan bu darbelerin yaşamımızda bırakacağı izleri azaltmaktır. Hayat, yaşamadan öğrenilmez. Yaşantımızın önündeki karanlıkları aydınlatmanın tek yolu bilgiden geçmektedir. İnsanlar, yaşamlarında zorluklarla karşılaşıyorsa bu zorluklar, yaşamda yapılan hataların bir sonucudur. İnsanlar, hayatta tecrübe kazandıkça daha az hata yapacak ve doğru orantılı olarak yaşamdaki zorluklarda azalacaktır.

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir